Rehber Köpekler Derneği, CNN TÜRK’e Konuk Oldu

Sunuculuğunu Tahire Demircan’ın yaptığı Işıltılar isimli televizyon programına konuk olduk.

Yayını izlemek için tıklayın.

Vet. Dr. Aykut Bey’in köpekler hakkındaki yazısı

Köpekler;

Yaklaşık on iki bin yıl önce dünyamıza girmiş, minik dostlarımız. Bizleri korumaları, avlanmamıza yardım etmeleri sonucunda onları yanımıza almış, evcilleştirmişiz. Acaba onlar mı evcilleşmeyi tercih etmiş ? Son dönemin popüler sorusu bu. Birçok araştırmacı ve bilim adamı evcilleştirilmelerinin kendi tercihleri olduğuna inanmakta. İnsanlara kendilerinin yaklaştıklarını ve zorlu doğa koşulları ile baş etmek yerine hazır yemek ve nispeten daha korunaklı bir hayatı tercih ettiklerini düşününce bile ne kadar akıllı oldukları ortaya çıkıyor aslında… Yaklaşık 11 yıldır onlar ile içiçe yaşayan, hastalandıklarında, korktuklarında, mutlu olduklarında yanlarında olan biri olarak gerçeği söylemek gerekirse bende onların bizim yanımızda olmayı ve evcilleşmeyi tercih ettikleri kanısındayım.

Çok farklı görünüşe sahip türlerin olması Morfolojilerini (dış görünüş) yöneten gen yapılarındaki çok ama çok küçük bir değişikliğin yeterli olmasından kaynaklanmıştır. Bununla beraber karakter yapıları da değişmiştir. İnsanlara nispeten daha kısa yaşamaları da istediğimiz gibi türleri yaratmamızı kolaylaştırmış. Bu da bize farklı görünüş ve karakterde her bir amaca uygun türler üretme imkanı sağlamış. Şu anda dünyanın bir çok yerinde Arama- Kurtarma , Sağlık sektöründe, Alan ve yakın korumada v.b bir çok iş alanında çalışan bize yardımcı olan çok fazla dostumuz var.

Bu arada en büyük korku sağlık sorunları. Köpekler ile çocukların, insanların beraber yaşaması sağlığımızı tehdit ediyor mu acaba ?

İngiltere de son dönemde yapılan bir çalışma evcil hayvanlar ile büyüyen çocukların bağışıklık sistemlerinin hayvanlar ile büyümeyen çocuklara oranla çok daha kuvvetli olduğunu göz önüne koymuştur. Tabii ki burada önemli bir ayrıntı da evimizdeki minik dostlarımızın sık sık düzenli Veteriner Hekim kontrollerinden geçmesini sağlamakta. Düzenli olarak Veteriner Hekim kontrolünden geçen dostlarımız bizlere onlardan bulaşabilecek hastalıklardan korunmuş olurlar.

Peki bir köpekle yaşamak ne kadar zor?
Öncelikle kendi hayat standardımıza uygun bir tür seçimi benim açımdan en önemli konu. Doğru tür seçimini hallettikten sonra 2-3 aylık yaşlarında evimize gelen dostumuz bize alışana kadar zor ama bir o kadar eğlenceli bir süreç bizi beklemekte. Sadece bir kaç gün önce annesinin yanında her istediği olan bir yavru maalesef size geldiğinde ben merkezcil bir hayata devam etmek isteyecektir. Her “Hav!” dediğinde annesi yanına gidiyor, onunla ilgileniyor, besliyorken birden farklı bir dünyaya adapte olmasını bekliyoruz ondan. Tabii ki sizin kurallarınıza alışması biraz zaman alacaktır. Buda çok miktarda sabır ve özveri demek oluyor . Onun yaramazlıklarına tahammül etmek, evimizin kurallarına alışmasını beklemek çok ama çok fazla inatlaşma ve sabır gerektirmekte. Köpekler bizleri kendi sürüleri olarak görürler ve sürü hiyerarşisine her zaman önem verirler. Bizlerin önemsemediği ufak kurallar onların dünyasının en önemli kanunlarındandır. Örneğin her zaman sürüde lider olan önce yemek yediği için ilk yemeği o değil biz yemeliyiz. Ya da hiç bir zaman onlar doymadan yemeklerini paylaşmadıkları için kendi tabağımızdan yemeğimizi onlara vermemeliyiz, gibi. ( Bu aynı zamanda hem davranışsal hemde sağlık açısından sorun teşkil edebilmektedir. )

Tüm buna benzer disiplin ve düzen sorunlarına rağmen bir köpek ile yaşamak bizlere sonsuz güvenen, ne olursa olsun her zaman bizlerin yanında olan ve bizi mutlu etmek için varını yoğunu ortaya koyan bir yoldaş, hayat arkadaşı edinmek demektir. Sürekli size temas etmek isteyecektir. Sizin sıcaklığınızı ve sevginizi hissetmek için elinden geleni yapacaktır. Zamanla, görerek öğrenme kabiliyeti çok yüksek olduğu için yastığa başını koyup yatacak, kapıları açmayı öğrenecektir. Sizi koşulsuz seven bir canlı ve daha da önemlisi sadece siz olduğunuz için,sizi olduğunuz gibi seven bir hayat arkadaşı demektir bir köpek ile yaşamak. Siz üzgünken sizinle üzülen ve yüzünüzün gülmesi için türlü şaklabanlıklar yapan bir dost. Hayatınızın ne kadar zor ve stresli olduğunu düşününce ve etrafınızdaki tüm dostlukların, arkadaşlıkların hatta sevgilinizin bir saat için de hayatınızdan çıkıp gidebileceğini göz önüne alınca onun dostluğunun aslında ne kadar kıymetli ve özel olduğu daha da anlaşılır bir hal alıyor.

Bir de hayatınız diğer insanlardan daha zor ise… Örneğin “Görme Engelli” iseniz. Hem can yoldaşınız, hem sizin en önemli destekçiniz, dünyaya açılan kocaman pencerenizdir onlar. Görme engellilerin hayatlarına olan destekleri ise paha biçilmez derecede fazladır. Hepsi yine rehber köpek olan çiftlerden dünyaya getirilen bu yavrular öncelikle yaklaşık bir buçuk yaşında kadar bakıcı ailelerde bir ön eğitimden, hazırlıktan geçirilmektedir. Bu aileler tarafından kalabalık alış veriş merkezlerine, cafelere, restoranlara ve hatta hastane ortamlarına alıştırılan yavrular aynı zamanda geleceğin rehber köpekleri olmak için dışarıdan yemek yememeye, diğer insanlar ile ilgilenmemeye diğer hayvanlar ile bile ilgilenmemeye alıştırılmaktadır. Yurt dışında metroda, vapurda ve diğer tüm toplu taşıma araçlarında bu ufaklıklar ile karşılaşabilirsiniz. Aile ortamına alışan ev kurallarını öğrenenen bu sevimli yavrular bir buçuk yılın sonunda girecekleri sınavı başarılı bir şekilde geçerlerse yaklaşık bir sene sürecek uzun ve zor bir eğitimden geçmektedir. Bu eğitim esnasında gerektiği yerde sahiplerinin komutlarını dinlememeyi, insiyatif almayı dahi öğrenirler. Yüksek engellerde sahiplerinin boyunu hesaplayıp oradan geçip geçemeyeceğini, karşıdan geçerken “Yürü!” komutuna rağmen eğer bir tehlike varsa durmayı,sahiplerini uyarmayı başarırlar.

Ve artık hazırlar. Artık görme engelli arkadaşlarımızın gözü, eli ayağı, dış dünyaya açılan penceresi olabilirler…Tabii en yakın sırdaş, arkadaşları.. İnanın “Bir insanın sorumluluğunu bir köpeğe emanet etmek ne kadar doğrudur ki ?”sorusunu sorduğunuza eminim. Sanırım bu ufaklıkları tanımadan bu soruyu sormak onlara çok büyük bir haksızlık olur. Kim bilir bu proje ile birlikte bizimde etrafımızda, metroda, vapurda rehber köpekler olmaya başlar ve hızla sayısı artar. Ve umarım siz de onlardan birisini tanıma fırsatı bulursunuz ….

Veteriner Hekim
Aykut ÇOKOĞULLU